Mutluluğun İnsan Üzerindeki Etkileri

Mutlu bir beyin, bedende güçlü olumlu etkiler yaratıyor. Mutluluğun doruklarına tırmanan, bedenin grip aşısına tepki olarak ürettiği ortalama antikor miktarından yüzde 50 daha fazlasını üretiyor.

Wisconsin Üniversitesi´´nde psikoloji ve psikiyatri profesörü Richard Davidson meslektaşları arasında mutlulukla ilgili araştırmaların kralı olarak bilinir. Bu buluşunu gerçekleştirdiğinde, beynin ön lobdaki etkinlikleriyle, derin düşüncelere dalmanın verdiği bir tür neşelenme arasındaki bağlantıyı araştırıyordu. Bu araştırma bulgularını "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yayımladı. Davidson´´a göre mutluluk, beyinde bile bile yaratılan fiziksel bir durumdur.

Araştırma bununla da kalmıyor: Bilim İnsanları, mutlu bir beynin taşıdığı fiziksel özellikleri kavradıkça, bunların bedenin geri kalan bölümleri üzerinde de güçlü bir etki yarattıklarının ayırdına vardılar.

Örtük Mutluluk Teorileri

Örtük veya zımni mutluluk teorileri, sosyal düşünceyle ilgilenen sosyal psikologların dikkatini çeken ve insanların günlük yaşamlarında ürettikleri teorilerdendir.

Bu teoriler, insanların kendilerinin veya diğerlerinin yaşamlarındaki mutluluk konusunda ortaya attıkları açıklamaları kapsamaktadır. Örneğin bu teoriler, insanların mutluluğun kaynağında diğerleriyle ilişki, aşk, iyi bir evlilik, dostluklar, çocuk sahibi olmak gibi hususları gördüklerini ortaya koymaktadır.

Üniversite öğrencileriyle yapılan bir araştırmada (Klinger, 1977), "Yaşamınıza anlam veren şey ne?" sorusuna örneklemin %89´u, ´diğerleriyle ilişki´ (aşk, dostluk aile ilişkileri) cevabını vermiştir. Campbell´in (1981) anket sonuçlarına göre mutluluk kaynakları arasında, mutlu bir evlilik, hoş bir aile yaşamı ve güvenilecek dostlara sahip olma öne çıkmıştır.

Güç peşinde koşarken kaybedilen mutluluklar

İnsanların daha güçlü olabilmek için verdiği çabaları izliyorum.

Gayretlerin hırs haline gelişine tanıklık ediyorum. Amaçlarına ulaşmak adına sattıkları mutluluğun farkına varamayanların koşturmacasını, günlük hayat içinde defalarca görmek mümkün. Neyi, ne adına yaptıklarının farkına varmadıkları için, düştükleri tuzağın da ne olduğunun ayrımını anlayamadan yaşanan süreçleri sadece seanslarımda dinlemiyorum, çevremde gözlemlediğim insanlarda, okuduğum gazete haberlerinde her gün yeni örnekler görüyorum.

Her birimizin yaşamdaki en temel arayışı güvendir. Yaşam amaçlarımızı belirleyen temel motivasyon, aslında sahip olduğumuz kaygıya karşı bir güvence sağlama arayışından başka bir şey değildir. Yani diyebilirim ki; güç peşinde koşturan bir insanın aslında yaşamında ciddi biçimde başa çıkmaya çalıştığı çaresizlik duyguları mevcuttur. Kurguladığım bu temel psikolojik mantık dizinini takip edersek, saygınlık peşindeki bir kimsenin de aslında küçük düşmekle ilgili ciddi temel korkuları olduğunu söyleyebiliriz.

Öfke patlamalarını engellemek için ne yapmalıyız?

Nedenleri ne olursa olsun, öfke patlamalarının iş yaşamında doğurduğu sonuçların hiç de iyi olmadığını hepimiz biliyoruz. Ancak bazen kaçınılmaz gibi görünen bu durumun oluşmasını engellemek için ne yapabiliriz?

Bu, yaşamın bir gerçeği: İş yaşamında başarılı olmak istiyorsanız, yöneticinizle, iş arkadaşlarınızla, iş ortaklarınızla ve müşterilerinizle etkili bir iletişim içinde olmanız gerekiyor. Bu iletişim bazen bir dilden diğer bir dile geçmeyi de kapsayabiliyor.

Örneğin isteklerinizi yöneticilerinize anlatırken kullandığınız dil ile iş ortaklarınıza veya potansiyel müşterilerinize anlatırken kullandığınız dil aynı olamıyor.

Hepimizin bildiği gibi, bazı durumlarda dil yetersiz kalıyor ve iletişim bir tıkanma noktasına geliyor. Bu noktada isteklerini anlatmaya çalışan kişi öfkeli, sinirli ve fazla duyarlı bir hale gelebiliyor. Öfke patlamaları da bu ruh halinin körüklenmeye devam ettiği noktalarda ortaya çıkıyor. Öfke duygusuna yenik düştüğünde artık insan elinde olmadan sesini yükseltiyor, düşünmeden konuşuyor ve sonuçlarını düşünmeden kararlar alabiliyor.

Elleriniz yeterince temiz mi?

"Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en kolay ve etkili yolu el yıkamadan geçmektedir''Öyleyse!

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.dr.Mustafa TAYAR,''normal erişkin insanın elinin temiz gibi göründüğü durumlarda bile,elin bir santimetrelik alanında binlerce mikrop barındırdığını açıkladı..

Tayar, bilimadamlarını ABD de heryıl 76 milyon gıda zehirlenmesinin olduğunu, zehirlenmelere neden olan gıdaların % 70'nin hazırlama sırasında bozulduğunu ,bozulan gıdaların yüzde 40'ına da ellerin neden olduğunu saptadıklarını ifade etti. Bu oranın, el temizliğinin basite alınmaması gerektiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Tayar, Türk toplumunda da sık el yıkama alışkanlığının olmadığından yakındı.

Karıncaların uzun yaşam sırrı: Temiz evleri

Karıncaların, topladıkları reçineyle yuvalarını dezenfekte ettikleri, böylece yaşam sürelerini iki kat artırdıkları ortaya çıktı.

CENEVRE - Lausanne Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırma sonucunda, Formica paralugubris cinsi karıncaların, köknar ağacı ya da reçine parçalarını yuvalarının her yerine yerleştirdikleri belirlendi

Reçinenin, yuvaya zarar verebilecek Pseudomonas fluorescens bakterisi ve Metarhizium anisopliae mantarının barınmasını engellediğini, üstelik reçinenin içindeki maddelerin karıncıları etkilemediğini belirten İsviçreli bilim adamları, reçinenin tıbbi özelliklerine başvuranların sadece karıncalar olmadığına da dikkat çekti.

Temiz Enerji Kaynağı SU

Enerji kaynağı veya yakıt tâbiri ile, günümüzde en yaygın olarak kullanılan maden kömürü, petrol, bunlara bağımlı, hava gazı ve tabii gaz kastedilir. Halen kullanılan bir diğer kaynak ise ağaç ve bundan elde edilen odun kömürü'dür. 50 yıl varki, odun artık enerji kaynağı olarak eskisi kadar pek kullanılmıyor; yeşilliğe, ağacı süsleyen yapraklara son derecede muhtaç hale gelmemiz sebebiyle... Gerek fosil yakıtların çevreye verdiği zararlar ve sınırlı oluşu, gerekse de atom enerjisi santrallerinin ortaya koyduğu tehlikeler dikkate alınarak bütün dünyada temiz ve tehlikesiz yeni enerji kaynaklarına bir yöneliş sözkonusudur.

İleri teknolojiye sahip ülkeler, bu enerji kaynaklarının son derece tabiatı tahrip edici ve çok yakın zamanda bitip tükenecek olan nesneler olduklarını çok iyi bildiklerinden, insanlığın muazzam enerji ihtiyacına çâreyi, su'da bulmuşlardır.

Beynin ilacı temiz hava

Beynin de diğer bütün organlar gibi oksijen ve gıdalarla beslendiğini belirten uzmanlar, `Çevre kirliliği, hafızanın zayıflamasına yol açıyor, temiz hava beyin sağlığı için ilk şart` diyor. BEYİN SAĞLIĞI İÇİN TEMİZ HAVA ŞART

Beynin ağırlık olarak vücudun yüzde 2`sine sahip olduğu halde, vücuda giren oksijenin yüzde 20`sini, şekerin ise büyük bölümünü tek başına tükettiğini açıklayan uzmanlar, `Oksijen oranı büyük şehirlerde yüzde 18-19`a düşer. Tabii ortamda yüzde 20-21`dir. O halde beyni korumak için ilk yapmamız gereken, bol oksijenli tabii hayata önem vermektir. Çevre kirliliği hafıza zayıflamasının ilk sorumlularındandır. Temiz hava beyin sağlığı için birinci şarttır` dedi. Uzmanlar, beynin korunması için spor ve yürüyüşün de önemine dikkat çekerek, şunları kaydetti: KAN ŞEKERİNE DİKKAT!

Her 5 Çocuktan 1′i Temiz Su İçemiyor

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Fonu UNICEF, dünya üzerindeki her 5 çocuktan 1′inin temiz su içemediğini açıkladı.

22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir rapor hazırlayan UNICEF, temiz su elde edilmesi konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini; ancak her yıl yaklaşık 1 milyon 500 binden fazla çocuğun temel sağlık hizmetleri bulunmaması sonucu öldüğünü belirtti.

Siyah Noktalar Nasıl Yok Edilir?

Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde siyah nokta oluştuğunu belirten uzmanlar, hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktaların oluşumunun engellenebileceğini kaydetti.

Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.

İçerik yayınları