Bebek odası için altı pratik fikir

Bebek odası mobilya ve aksesuarlarını seçmeden önce düşünmeniz gereken bir çok şey var. İşte size hayalinizdeki odayı gerçekleştirmenizi sağlayacak mini bir rehber

Birçok anne adayı bebeği için masallardaki gibi bir oda hayal eder. Fakat çoğu zaman bu hayaller bebek o odada yaşamaya başladığında hiç de pratik çözümler sunmaz. İşte yeni misafiriniz gelmeden yapmanız gerekenlerle ilgili ipuçları:

1. Tüm çocukluğunu geçirebileceği bir oda hazırlayın

Ne kadar güzel gözükürse gözüksün bebek odasına çok fazla “bebeksi” objeler ve renklerle doldurmayın. Çocuğunuz ana okuluna başladığında odadaki bu açık pembe ve mavi tonları biraz garip kaçmaya başlayabilir. Duvar rengini rafları ve mobilyaları her yaşa uygun renklerden seçmeye çalışın. Toz pembe duvar kağıdı yerine bebek aksesuarları ile de bu duyguyu verebilirsiniz. Beşiğe sığmayacak kadar büyüdüğünde kullanması için minik bir karyola da koymayı unutmayın.

Depresyon geçiren kişi daha kolay bunayabilir

ABD'de yapılan iki araştırma sonucuna göre, depresyon geçiren kişinin demansa yakalanma (bunama) olasılığı daha fazla.

Ancak bilimadamları, bu iki hastalık arasında bağlantı olsa da doğrudan bir ilişkiden sözedilemeyeceğini vurguluyor.

Massachusetts Üniversitesi'nden Dr. Jane Saczynski tarafından yapılan ilk araştırmada, 949 yaşlı 17 yıl boyunca takip edildi ve bu zaman zarfında bu kişilerden 164'ü bunamaya yakalandı. Depresyon geçirenlerin yüzde 22'sinde bunama da görüldüğü, bunayanların yüzde 17'sinin ise daha önce depresyon geçirmediği belirlendi.

ABD'de 1239 kişi arasında yapılan diğer araştırmada ise, araştırmaya katılanların geçirdikleri depresyon sayısıyla bunama arasındaki ilişkiye bakıldı. Bunun sonucunda, bir kişi ne kadar çok depresyon geçirirse bunama riskinin o kadar fazla olduğu saptandı.

Kötü şoförlük hastalık belirtisi olabilir

İş yerinde verimsizlik, aklına ilk geleni söyleme ve kötü şoförlüğün dikkat eksikliği-hiperaktivite belirtisi olduğunu söyleyen Doç. Tuğlu'ya göre, dışa vuran erkeklerin aksine kadınlar içselleştirme eğiliminde.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukluk çağında başlayan, etkisi tüm bir yaşama yayılabilen, süreğen bir nöropsikiyatrik bozukluk olarak tanımlanıyor.

Türkiye Psikiyatri Derneği Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Bilimsel Çalışma Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Cengiz Tuğlu, Türk toplumundaki DEHB yaygınlığının çocuklukta yüzde 8, ergenlikte yüzde 6 ve erişkinlikte yüzde 4 olduğunu söyledi.

Dikkat eksikliği hastalık mı?

Konsantrasyon sorunu mu yaşıyorsunuz ya da uzun süre aynı yerde oturamıyor, bir toplantıyı takip etmekte zorlanıyor musunuz? Başladığınız bir işi bitiremiyor, öfke atakları geçiriyor, aklınıza ilk geleni söyleme eğilimi mi gösteriyorsunuz?

Uzmanlar, bunları, stresli bir yaşamın sonucu olarak yorumlamak yerine, çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlikte de devam edebilen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) hastalığının belirtileri olabileceği uyarısında bulunuyor.

Tedavi edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini düşüren, iş, ev başta olmak üzere sosyal hayatını önemli ölçüde zedeleyebilen hastalığın, uzman hekim kontrolünde tedavi edilmesinin mümkün olduğunu vurgulayan uzmanlar, ilaç ve psikoterapinin etkin tedavi yöntemi olduğunu belirtiyor.

Türkiye Psikiyatri Derneği Erişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Bilimsel Çalışma Birimi Koordinatörü ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cengiz Tuğlu, yaptığı açıklamada, DEHB'nin çocukluk çağında başlayan, etkisi tüm bir yaşama yayılabilen, süreğen bir nöropsikiyatrik bozukluk olduğunu söyledi.

6. Ulusal Ev Mobilyaları Tasarım Yarışması

Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği'nce (MOSDER) düzenlenen 6. Ulusal Ev Mobilyaları Tasarım Yarışması'na Türkiye ve KKTC'den toplam 352 proje ile başvuru yapıldığı bildirildi.

MOSDER tarafından yapılan yazılı açıklamada, 7 kategoride 35 projenin ödüllendirileceği Ev Mobilyaları Tasarım Yarışmasına başvuruların sona erdiği belirtildi.

Yarışmaya yapılan toplam 352 proje başvurusu arasında, engellilerin ev içi yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik 51 yenilikçi fikrin bulunduğu, üniversite öğrencilerinin de evlerin farklı bölümlerinin konforunu artırmaya yönelik 301 yeni proje önerisi getirdiği belirtildi.

Aşırı sinirden sonraki dört gün çok tehlikeli

New York Columbia Üniversitesi'nin ünlü kardiyoloğu Doç. Dr. Özgen Doğan, stres ve kalp krizi arasındaki ilişkiyi anlattı.

Stresin kalp krizi yaratma mekanizması nedir?
'Sempatik fon' denen vücudun hazır duruma geldiği an, hormonların salgılanmasıyla gerçekleşir. Pıhtılaşma mekanizmaları tetiklenir ve damarlarda yırtılan plaka sayısı artar. Damarlar daralır. Rahatlama teknikleri kullanıldığı zaman 'nitrik oksit' denen ve damarlarınızı genişleten hormonlar salgılanır.

DEPREMLE KALP KRİZİ SAYISI ARTTI!
Aşırı üzülmek kadar aşırı sevinmek de ani kalp krizlerine yol açar mı?
Her iki duyguyu da uçlarda yaşamak genelde aşırı salgılanmayan 'katekolamin' hormonlarının yüksek düzeyde salgılanmasına neden olur. Bu maddeler, ritim bozukluğuna yol açar. Kalbin şiddetli kasılmasına neden olur ve ani kalp ölümü gerçekleşir. Aşırı duygulanmanıza neden olan olaydan sonraki 4 ile 8 gün boyunca kendinize çok dikkat etmelisiniz. İlkel kültürlerdeki 'Voodoo' ölümlerini hatırlayalım. Kabile reisi, bir kişiyi parmağıyla gösterip onu kurban seçerek veya lanetleyerek ani kalp ölümlerine neden oluyordu. Beynimizde kalbi kontrol eden bölüm ilkel bir bölümdür ve limbik sistem olarak bilinir. Aynı zamanda bu bölüm; stres, iştah ve seksin yönetildiği yerdir.

Bahçe Dekorasyonu

Yaşam şartlarımızın farklılaşması ile şehirlerde yaşama oranınında artması ile doğadan uzak bir hayat süremeye başladık. Buna rağmen evimizin küçükde olsa bir bahçesi varsa bu bahçeyi çiçeklerle, bitkilerle donatarak bu mekanları hem şık, hem kullanışlı, hemde ruhumuzu rahatlatıcı mekanlar haline getirebiliriz. Bütün bunları sağlamak için bahçemize uygun aksesuarlar, mobilyalar seçerek uyumlu bi dekorasyon yapmamız gerekir.

Bahçenizi dekore etme aşamasında ne istediğinize karar verin bahçenizde hamakların kurulduğu, ayaklarınızı uzatıp kitabınızı okuduğunuz rahat bir ortamın sağlandığı bir dinlenme sahasımı oluşturmak istiyorsunuz yoksa renk renk çiçekler yetiştirmek,bitkilerle uğraşmak için bir alan mı istiyorsunuz? Tercihinizi yapın ve tercihiniz yönünde bahçe dekorasyonuna başlayın.

Bahçenizde kullanacağınız mobilyaları taş veya mermer,ahşap,plastik ağırlıklı ürünlerden seçebilirsiniz.

Ofis Dekorasyonu

Ofisinizi dekore ederken iki konu üzerinde yoğunlaşmalısınız:

1) Çalışma ortamınızı hazırladığınızı unutmayın yani yaptığınız işden en iyi verimi nasıl alacaksanız o rotada bir dekor ayarlayın.

2) Ofisiniz gelen misafilerinizin müşteriniz olmasını sağlamada büyük bir faktördür.Ofisiniz sizin ve yaptığınız işin başarısının aynasıdır. Bu yüzden misafilerinizi müşteri konumuna geçmesini istiyorsanız veya mevcut müşterilerinizin devamlı müşterileriniz olarak kalmasını istiyorsanız başarılı bir ofis dekorasyonu gerçekleştirmeniz akıllıca olacaktır.

Ofisinizi dekore ederken ofis malzemelerinizin,mobilyalarınızın,aksesurlarınızın tamamının taşınabilir ve kolay kurulabilir ürünlerden seçilmesi size ilerki dönemlerde ofis içinde değişiklik yapmak istediğinizde kolaylık sağlayacaktır.

Deniz Tuzu Mu, Sofra Tuzu Mu Daha Yararlı?

Tuz, hepimizin yakından tanıdığı beyaz, akıcı ve yemeklerimizin olmazsa olmaz tadı. Çoğumuz bir sağlık sorunuyla karşılaşıp doktor tarafından tuz miktarını azaltmamız söylenmediği takdirde oturup varlığı hakkında düşünmeyiz bile.

Şöyle düşünelim. Ağladığımızda gözyaşlarımız tuzludur. Bir yerimiz kesildiğinde kanımızın tadına bakarsak tuzludur. Vücudumuzdaki sıvılar tıpkı bir okyanus gibidir. Tuz hayat kaynağımızdır; ancak vücudumuz tuz üretemediği için bir dış kaynaktan temin etmemiz gerekir. Bu kaynaklar genellikle ya et ya da klasik sofra tuzudur.

Asıl sorun ise vücudumuzun bu işlemden geçirilmiş tuz ile ne yapacağını bilmemesidir. Yıllarca süren tüketimin ardından kalbimiz, böbreklerimiz, kaslarımız ve kemiklerimiz dahil vücudumuzun bir çok bölümü tuz kullanımımızla bağlı olarak sorunlar yaşayabilir. İşlemden geçirilmiş tuz vücudumuzun dengesini bozabilir.

Klima ile serinlerken hastalanmayın

Aşırı sıcaklardan korunmak için sıkça tercih edilen klimalar, nefes darlığı, zatürre, yüz felci ve burun kanamalarına yol açabilir.

Klimaların belirli zaman aralıklarında yavaş yavaş ısısını düşürerek kullanılması, klima temizliği ve bakımına önem verilmesi gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hişam Alahdab, klimaların bilinçsiz kullanılması durumunda üst solunum yolu hastalıkları, gribal enfeksiyonlar ve yüz felci gibi hastalıklara yakalanma riskinin arttığına dikkat çekiyor.

Yazın insan vücudu sıcak havayla bağlantılı ortaya çıkabilecek sağlık sorunlarından kendini terleyerek korumaya çalışır, fakat bazı durumlarda bu terleme refleksi yeterli gelmez ve sağlık sorunları ortaya çıkar. Sıcağa bağlı sağlık sorunlarının temel nedeni vücudun aşırı sıvı ve mineral kaybına uğramasıdır. Aşırı sıvı kaybından dolayı susuz kalan vücutta; baş ağrısı, halsizlik, ağız kuruluğu, baş dönmesi, dengesizlik ve mide bulantısı olabilir. Daha ileri aşamalarda kan basıncı düşmesi, yüksek ateş, baygınlık ve bilinç kaybı ile şok durumu oluşabilir. Sıcaktan korunmaktan için kullanılan klimalar en hızlı ve etkili yöntemlerden biridir ancak bilinçli kullanılması son derece önemlidir.

İçerik yayınları