Hayal gücüne sahip biri asla yalnız kalmaz...

Geçenlerde bir televizyon programında yazar Selim İleri böyle dedi. Evet bu uzun süredir üzerinde düşündüğüm bir konuydu.

Yalnız olmak nedir sizce? Yalnızlık birçok insanı korkutur. Yalnız kalmaktan korkan yığınla insan vardır. Yalnızlığın boyutları farklı farklıdır. Kimi yalnız başına arka yatak odasına bile gidemez. Kimi bir evde yalnız kalamaz. Kimi çevresinde insanlar olmadan yaşayamaz. Kimi de tek başına okyanusu geçmeye kalkar. Şu anda elimde 1 Nisan 2006 Hürriyet gazetesinin ilavesi var. Şöyle bir haber var:

“Atlantik’in ortasında yapayalnız bir Türk”

Okyanus aşmak, denizle ilgilenen herkesin düşüdür. Kürekle, tek başına okyanusu aşmayı düşleyen azdır, bunu gerçekleştirmek için yola çıkan ise parmakla gösterilir. İşte, Erden Eruç o mangal yürekli insanlardan biri. Eruç Atlantik Okyanusunun tam ortasında kürek çekiyor.”

Sosyal Fobik misiniz?

Toplum içinde her birimizin iletişim tarzı farklıdır. Kimimiz yeni tanıştığımız bir grup içinde rahatlıkla konuşup keyifli zamanlar geçirirken kimimiz için adeta bir işkencedir orada bulunmak. Ne konuşacağımızı, elimizi nereye koyacağımızı, yemeği nasıl utanıp sıkılmadan yiyeceğimizi düşünedururken ter içinde kalanlarımız vardır.

Sosyal ortamlarda ya da performans gösterilmesi gereken durumlarda bireyin, başkaları tarafından aşağılanacağına veya utanılacak biçimde davranacağına ilişkin belirgin bir korku duyması durumu olan sosyal fobi utangaçlıktan öte bir durumdur. Çünkü oluşan korkuya bağlı kaçınma davranışları geliştiğinde bireyin iş, sosyal veya özel yaşam alanları kısıtlanmaya başlar. Örneğin bir arkadaş toplantısına katılan sosyal fobik birey: bana bir soru sorulacak nasıl cevap vereceğim? , acaba konuşurken sesim titrer mi?, kekeler miyim?, yüzüm kızarır mı? şeklinde bir çok kaygıyla yola çıkar. Bu fiziksel belirtilerin başkaları tarafından da fark edileceği düşüncesi onu iyice endişelendirir.

Yatak başınızı siz seçin...

Evin en özel alanı, bizim en gizli dünyamız olan yatak odalarındaki yıldız dekoratif unsurlardan biri de yatak başları. Huzurlu uykularınıza şahit, yatakta kitap okuma anlarınızda en büyük destek ve bu odaya en çok anlam kazandıran bu görünmez ayrıntı, yatak odanızın dekorasyonunda başrol oynuyor. Görsel zenginlik sağladığı kadar, yatağı yatak yapan, modası hiç geçmeyen, her tarz ve zevke uygun yatak başları ünlü tasarımcıların ellerinde hayat buluyor.

Mesela, Moda Bagno’nun Ivano Redaelli tasarımlı yatak başları günümüz metropol yaşantısına en uygun renkli bir seçim olarak karşımıza çıkıyor. Yatak başı, yatak odanızdaki diğer mobilyaların da seçimi ile doğru orantılı olarak değişir.

Başka bir deyişle de ne kadar görkemli olursa, odanız da o denli harika görünür. Sade çizgilerin özgün tasarımlarla buluştuğu, rahatlığın konforla birleştiği artistik ambiyansı ile yatak odanıza anlam katacak yatak başlarını tercih etmelisiniz...

Häfele'den “Country” ürünler...

Mobilya donanımları ve aksesuarları konusunda rakipsiz ürün portföyüne sahip olan Häfele, şehirdeki evlerini sade, abartıdan uzak bir kır evi gibi döşemek isteyenler için, estetik ve işlevsel country tarzı ürünleriyle rafine zevklere hitap ediyor.

Şehrin karmaşasında modern dünyanın gereklerini yerine getirirken, kalabalık, stres ve yorgunluk çözülemeyen sıkıntılar. Bu yüzden günün yorgunluğunu evlerde bu karmaşanın aksi bir ortamda atmaya, kaybolmaya başlayan doğayı ve doğallığı yakalamaya çalışmak temel ihtiyaçlardan birini oluşturuyor. Kırsal bölgelerde yaşamaya duyulan özlem, şehirdeki evleri de artık kır evi gibi döşemeye yönlendiriyor. Kır yaşamının gerektirdiği gibi düzenlenmiş, taşranın şehir yaşamına uyarlanmış haline benzeyen country gibi tarzlar böyle doğuyor.

Renklerin yaşamınıza olan etkisi

Bir renk eğer seviyorsanız muazzam bir iyileştirme gücüne sahiptir, sevmiyorsanız da gerçek bir enerji yoksunluğuna sebep olur, enerjinizi emer.

Renk evrensel bir dildir, duyguları, şekilleri, kültürleri harekete geçirir ve yaşamın fonunu şekillendirir. Hayat hem enerji veren hem ruhu yükselten renklerle zenginleşir. Bir renk eğer seviyorsanız muazzam bir iyileştirme gücüne sahiptir, sevmiyorsanız da gerçek bir enerji yoksunluğuna sebep olur, enerjinizi emer.

Yaşam alanlarımızdaki renklerin etkisini keşfedin ve varlıklarına nasıl tepki verdiğimizi… Doğal hayattaki renk ve dokunun nasıl da rehberiniz gibi olabildiğini değerlendirin, göz önünde bulundurun. Renk parlak ve göz alıcı ya da sakin ve dinlendirici olabilir, her birimiz renklere kendi kişisel tepkilerimizle doğduk. Eğer bir renk sizi rahatsız ediyorsa, kurtulun ondan. Renk güçlü ve kişiseldir ve her biri ayrı eşsiz ton paletine sahiptir.

Evinizde moralinizi yükseltecek değişiklikler

Evimiz ruh halimiz üzerinde büyük etki sahibi olduğuna göre, alternatif renkler, ışıklandırma ve kokular tekrar güneşe kavuşana kadar bizi rahatlatabilir.

Kışın soğuk ve ıslak günlerinde, çoğumuz kendimizi depresyonda, huzursuz ve kasvetli hissederiz. Ama evinizde yapacağınız birkaç ufak değişiklik bu düşüş halini sükunet ve rahatlığa bırakabilir.

Işık terapisi: Işık terapisi, basitçe her gün bir ışık kutusunun altında yarım saat oturmak anlamına geliyor. Okuyabilir, internette gezebilir ya da sadece oturup keyfini çıkarabilirsiniz. Psikiyatrist Dr. Alan Felix’e göre, ışık terapisi genel depresyon, dönemsel depresyon ve premenstrüel ruh hali değişikliklerine iyi geldiği kadar uyku düzensizliklerini de iyileştiriyor. Ayrıca hiçbir yan etkisi yok.

Dekorasyonda Modern Eklektik

Farklı kültürlerin, tarihsel dönemlerin ve sanat akımlarının birlikteliğinden ortaya çıkan eklektizm artık daha modern...

Kelime anlamı olarak "seçmecilik, çeşitli görüşlerden seçilmiş fikirleri bir araya toplama" olarak tanımladığımız eklektizm trendi son yıllarda dekorasyonda da kendini çokça hissettiriyor. Ancak bu yıl karşımıza daha modern ve sade formlarla dengelenmiş versiyonu çıkıyor. Geleneksel çizgilerin modern detaylarla zenginleştiği bu stilde taş, ahşap gibi doğal ve sert hatlı malzemeler oldukça renkli ve yumuşak formlarla birleşiyor. Özellikle mimari olarak dikmeli ve kirişli yapı sistemi geleneksel alçı sıva duvar ve konsol tavanlarla sıra dışı bir mimari kontrast yaratıyor. Eklektizm tasarım dünyasının en gözde ‘mantra’sı olmuş durumda. Farklı kültürlerin yarattığı sinerji yaşam alanlarında hayat buluyor.

Yaşamınızda organize olmanızı kolaylaştıracak ipuçları

Hayatta ya da ev işlerinde daha iyi organize olmak için, profesyonellerin önerdiği bu 20 yolu deneyebilirsiniz.

Depolama alanları açın: Evinizde rahatça hareket edebilmeniz için eşyaların uygun yerlerde durması gerekir. Yaşam alanınızdaki eşyaların ba-zılarını belki de her gün ve sıklıkla kullanıyor olabiliriz. Bazı eşyaları ise örneğin giysiler, battaniye, yorgan, pike gibi tekstil ürünlerini yılın belli dönemlerinde kullanırız. Bu eşyalar ortalıkta durduğunda gerektiğinden fazla yer kaplayabilir. Bu durumda yapmanız gereken onları belli alanlarda depolamak ve ihtiyacınız olduğunda çıkarmaktır. Böylelikle hem evinizi düzenli tutmuş, hem de eşyalarınıza kolayca ulaşmış olursunuz.

Hayır deyin: Hayır demeyi öğrenmek önemli bir adım. Size yardımcı olanlann her isteğine "evet" demek zorunda değilsiniz. Kendinize bir program yapın ve programa uymaya çalışın. Zorunlu olmadıkça programınızı bozacak kişilere de "hayır" demeyi öğrenin.

Evinizde kendinize geniş alanlar açın!

Genellikle atmaktan hoşlanmadığımız ama kişisel alanlarımızdan yer çalan eşyalara veda etme zamanı da gelmedi mi sizce de? İşte vicdan azabı ve suçluluk çekmeden kurtulabileceğiniz şeyler:

* Bir yıl veya daha fazla zamandır elinizi sürmediğiniz mutfak eşyaları. Eğer bir hevesle aldığınız ekmek makinesi ya da panini tavasını hala hiç kullanmadıysanız, bundan sonra da kullanacağınızı sanmayın. Yine de kıyamıyorsanız kullanacağınızı bildiğinizi birine verin ve kendinize mutfakta yer açın.

* Ivır zıvır çekmecesindeki her şey. Adlarının ıvır zıvır diye anılıyor olmalarının bir sebebi var. Bu tür şeyler için boşa harcanan alanlar çok daha fonksiyonel diğer eşyalara haksız tahtlarını bırakmalı artık.

* Artık uymayan giysiler. Kullanmadığınız kıyafetlerin dolabınızda giymek istediğiniz tişörtü ararken işinizi daha da zorlaştırdığının farkında mısınız?

Güzel çiçek buketleri hazırlamanız için 7 ipucu

İlkbaharla birlikte tabiat gibi duygularımız da hareketlenmeye başladı. O duyguları ifade etmenin en estetik yolu ise yine doğadan geçiyor...

İnsanlar gibi her çiçek de eşsizdir – her birinin kendine has rengi, şekli ve kokusu var. New York’lu tasarımcı ve Bouquets with Personality’nin yazarı Lucinda Rooney, bu eşsiz parçaları bir buket oluşturmak için bir araya getirirkenki süreci bir organizasyon için farklı insanları bir araya getirmeye benzetiyor. Bazı çiçekler bir arada uyumludur, bazıları değil.

İşte her seferinde ideal dengeyi sağlamak için bazı fikirler:

1. Renk anahtardır. “ Eğer çiçeklerle bir duygu ifade etmeye çalışıyorsanız, renk en önemli rolü oynar, hatta çiçekler beyazken bile” diyor Rooney. Tasarımcılar ve renk uzmanları, renklerin belirli duyguları açığa çıkardığını biliyor – kırmızı heyecana teşvik ederken, sarı mutluluğa ve mavi ise huzura sebep oluyor örneğin- ve bunları ruh hallerini ayarlamak için kullanıyorlar. Başka birisi için bir buket hazırlarken, Rooney, alıcıyı mutlu edecek renkleri kullanmanızı öneriyor, mesela en sevdiği renk ve tonlarından bir buket. Ama eğer kendi eviniz için bir buket hazırlıyorsanız, ifade etmeye çalıştığınız kaliteyi yansıtacak çiçekler seçin:

İçerik yayınları